Dış Kulak Yolu Enfeksiyonları

Dış Kulak Yolu Enfeksiyonları   Her mevsimde bazı hastalıklar ön plana çıkar. Yaza girerken ve özellikle havuz ve deniz sezonunun yoğun olduğu dönemlerde en yoğun karşılaşılan hastalık otit eksterna da denilen dış kulak yolu enfeksiyonudur.

Otitis externa, esas olarak auricula ve dış kulak yolunun enfeksiyon ve inflamasyonunu içerir. Dış kulak yolunu döşeyen derinin ve kulak zarının dış yüzeyinin iltihablanmasıdır. Dış kulak yolu sıcak, karanlık ve nemli bir sahadır. Bu durum bakteri ve mantarların üremesini ve kolayca hastalık yapmasına sebep olabilir.   

Dış kulak yolu yaklaşık olarak 2,5cm uzunluğundadır. Bu kanalın fonksiyonu, sesin orta kulağa iletimi ve orta ve iç kulak yapılarının yabancı nesne ve çevresel etkilerden korunmasıdır. 1/3 Lateral kısımda kıkırdak vardır ve aşağıda yukarıda ve arkada yer alır, oysa 2/3 medialde kemik kısım vardır ve aşağıda ve önde yer alır. Kemik ve kıkırdak birleşim yeri isthmus olarak adlandırılır ve dış kulak yolunun en dar segmentini oluşturur. Genelikle enfeksiyonun en sık başladığı yer de burasıdır. Kemik kanaldaki cilt kalınlığı 0,2mm dir ve bu kulak zarı epiteli ile devamlılık halindedir. Bu kısımdaki deri kıkırdak kısımdan oldukça incedir.

Cerumen (earwax), dış kulak yolunda yapılan salgıdır. Bu kulak akıntısı asidik bir tabaka oluşturur ve dış kulak yolunun enfeksiyondan korunmasında yardımcı olur. Genetik ve ırksal özelliklerin farklılığı; serumenin görünüşü, kıvamı, immünglobulin ve lizozim içeriği gibi fiziksel karekteristiğinde değişikliklere neden olabilir. Üretilen cerumen kademeli olarak dışa doğru göçer ve buradan dışarıya dökülür.  

 

Dış Kulak Yolu Enfeksiyonunda Hazırlayıcı Faktörler

Normalde dış kulak yolu iyi korunaklıdır ve kendi kendini temizleme özelliği vardır. Fakat bazı faktörler tek tek veya kombine olarak otitis externa oluşumunu kolaylaştırırlar. Sık aralıklarla duş alımı veya havuzda yüzme sonucunda kulak yoluna fazla miktarda su girebilir. Su, kulak yolunun hemen girişindeki ter ve yağ bezlerinden salgılanan ve kulak kiri olarak bilinenen koruyucu mumu yok etmektedir. Böylelikle bakterilerin ve mantarların üremesi de kolaylaşmaktadır. Eğer, kulağınızı kulak yoluna parmak veya herhangi bir sert madde ile yaralarsanız kulak yolunun cildinde oluşacak çok küçük çatlaklardan mikroplar girer ve iltihap gelişebilir. Özellikle kulak temizlenmesi iki şekilde enfeksiyona yol açar: birincisi, cerumen alınmaya çalışılırken oldukça frajil olan dış kulak yolu derisi travmatize edilir ki bu enfeksiyona uygun zemin hazırlar.

İkincisi, cerumenin olmayışı, onun fiziksel koruması, antimikrobiyal etkisi, düşük pH'ı sağlaması gibi koruyucu etkilerinin de olmaması anlamına gelir. Cerumen fiziksel tahriş ve kaşıma nedeniyle itilerek artık şeklinde kalabilir ve dış kulak yolunun su teması ile yumuşayıp, derinin pH'sının artmasına yol açabilir. Yine dışa doğru olan epitel göçünün bazı kimselerde değişik ve tümüyle ters olup kulak zarına doğru olması aynı mekanizmayla enfeksiyonu kolaylaştırır. Ayrıca dış kulak yolunun dar, uzun ve kıvrıntılı yapısı özellikle banyo ve yüzmelerden sonra bir miktar suyun içerde kalmasına ve ıslaklık sonucu mikropların özellikle de mantarların yerleşmesine uygun ortam hazırlar.  

 

AKUT OTİTİS EXTERNA 

Dış kulak yolunun enfeksiyon ve inflamasyonudur. Ana belirtiler; kaşıntı, palpasyonla  hassasiyet ve ağrıdır. Ayrıca işitme kaybı ve kulakta dolgunluk hisside olabilir. İnflamasyona sekonder gelişen ödem nedeniyle dış kulak yolu daralır ve sekresyon ve döküntülerin birikimi nedeniylede stenoz gelişebilir. Fizik muayenede en genel belirti dış kulak yolunda ödem ve eritem bulunmasıdır. Bu tragus ve konkaya da yayılabilir. Ayrıca dış kulak yolu derisinde sekresyon sızması, pürülan kulak akıntısı ve kabuklanmada görülebilir.

Airucula ve tragusun palpasyonu ile çiğneme hareketi ağrı nedeni olabilir. İlave semptomlar olarak ateş yüksekliği, preauriculer, postauriculer ve anterior servikal lenfadenopati gözlenebilir. Hastalık başlangıç ve akut enfeksiyon  dönemi olarak iki evrede izlenebilir. Enfeksiyon evre hafif, orta ve şiddetli olabilir. başlangıç evre kaşıntı, ödem ve dolgunluk hissini içerir. Hafif enfeksiyon devre kaşıntı ve ağrının artmasıyla karakterizedir. Muayenede hafif ödem ve eritem mevcuttur ve dış kulak yolu açıktır. Derinin dökülmesi ile minimal miktarda beyaz ve hafif kirli sekresyon görülebilir. Orta faz sırasında kaşıntı, auriculada hassasiyet ve dışkulak yolunda ağrı şiddetini arttırır. Dış kulak yolu henüz açıktır fakat lümen, dış kulak yolu irritasyonu, sekresyonun yoğunluğunun artması ve ödeme bağlı daralmıştır. Sekresyon artık eksudatiftir. 

Şiddetli enfeksiyon döneminde ağrı ayanılamayacak düzeydedir ve kulak etrafındaki yumuşak doku ve derinin hareketi ile çiğneme sırasında oluşabilmektedir. Dış kulak yolu lümeni ödem,eritem ve pürülan akıntının artmasına bağlı tıkanabilir. Bu evrede enfeksiyonun yaygınlığı sıklıkla kulağın dışınada ulaşır. Yumuşak dokuların ve bölgesel lenf nodlarının tutulumu eşlik eder. İnfeksiyonun parotis bezi ve  çene eklemini etkilemesi bu dönemde sıkça olur. Bu değişiklikler ılık ıslak ortamlarda, yüzme ve banyo sonrası cerumenin yer değiştirmesiylede  değişir. Dış kulak yolu temizlenirken yapılan travma, keskin uçlu, yabancı nesnelerle kaşıma hatta kendi parmağı ile zorlama bile kanalda yırtılmalara yol açarak defekt oluşturur. Bu enfeksiyonda kültürlerde saptanan en sık patojen ajanlar: Psödomanas Auroginosa ve Stafilococcus Aureus'tur.

Tedavi

Otitis extermanın tedavisinde amaç; enfeksiyonu yok ederek dış kulak yolunun bütünlüğünün sağlanması ve orjinal sağlıklı durumuna getirilmesidir. Tedavide ilk ve en önemli basamak dış kulak yolunun travmatize edilmeden temizlenmesidir. Özellikle kalın, kabuklanmış, yapışmış dokular varsa bunların kanal derisinden ayrılmasında faydalıdır. Hastanın toleransı ve uyumu temizliğin yapılabilmesi için gereklidir. Ancak kısa sürede bile çok ağrılı olabilir. Bu durumda temizliğin etkili olması için analjezi gerekebilir. Kulak deliğine çeşitli kalınlıkta ilaçlı pamuklar koymak  başlangıç tedavisidir. Bunlar çeşitli şekillerde bükülmüş pamuk veya bez parçalarıdır.

Bunlar hem ilacın daha uzun süre temasını sağlar hemde dış kulak yolunun daha fazla daralmasını önlerler. Topikal damlalar günde 3-4 kez kullanılabilir. Temizliğin sıklığı kanal tarafından üretilen sekresyon veya dökülmelerin miktarıyla uyumlu olarak değişebilir. Gerekirse haftada bir ciddi şekilde temizlemek gerekebilir. Enfeksiyon ajanlarına karşı, kültür ve antibiyogram sonucunda  en  etkili ilaçların kullanılması  gereklidir. Tedavide hasta  hekim uyumu çok önemlidir.

Eksternal Otit Nasıl Önlenebilir?

Eksternal Otit'i (Dış Kulak Yolu İltihabı'nı) önlemenin en güvenli yolu, kulak yolunun savunma mekanizmalarının iyi çalışmasını sağlamaktır. Bazı ipuçları yardımcı olabilir. Kulak çubuğu, ataç, sıvı veya sprey maddeler veya  parmağınızı kulak yoluna sokmayın. Bu işlem dış kulak yolu derisini zedeleyebilir. Kulak kirini (mumunu) çıkarmaya çalışmayın. Kulaklarınızı mümkün olduğu kadar kuru tutmaya çalışın. Yüzme veya duş almadan sonra kulaklarınızı havlu ile kurulayın. Başınızı ve kulak kepçelerinizi hareket ettirmeye çalışarak suyun dışarı akmasını sağlayın. Düşük derecede ayarlanmış, saç kurutma makinesi, kulak yolunu kurutmada yardımcı olabilir, ancak kulağınızdan 30 cm. uzakta tutun. Sık tekrarlayan dış kulak yolu iltihabınız oluyorsa yüzme sırasında ise başlık kullanarak suyun kulaklarınıza kaçmasını engelleyebilirsiniz.

Kulak tıkacı, kulaklarınızın  iltihaplanmasına olanak sağlayabilir. Otitis Externa'dan en önemli tedavi basamağını korunma  oluşturur. Otitis externa oluşturabilecek risk faktörleri hakkında hastaların eğitimi çok önemlidir.   Nemli ve rutubetli iklimlerde yaşayanlar ile su sporuyla uğraşanlar daha çok risk altındadırlar. Bunlarda, dış kulak yolunda ıslak birikimler, deride yumuşama, pH değişikliği ve otitis externaya sık yakalanma eğilimi gelişir. Su geçirmeyen kulak tıpaları enfeksiyonu önemli oranda engellerken, suya maruz kaldıktan sonra kulak kanalının kurulanması da önemlidir. Bunun için kuru hava veya %70'lik etil alkol kullanılabilir. Belki de genel populasyona yapılabilecek en önemli uyarı kulak ve kulak yolu derisine yönelik manuplasyonlardan kaçınmaları olacaktır.

Kulağın kuvvetle temizlenmesi ve kaşıma ile yapılan tahriş veya yabancı nesneler hatta kişinin kendi parmağıyla bile oluşan  laserasyonlar mikroorganizmanın inokülasyonu için çok iyi bir zemin oluşturur ve enfeksiyon bariyerini ortadan kaldırır. Aşağıdaki öneriler tedaviye yardımcı olacaktır. 7-10 Gün için kulaklarınızı kesinlikle kuru tutmaya çalışın. Duş yapmak yerine banyo yapmayı tercih edin. Saçlarınızı yıkarken suyun kulaklarınıza kaçmasını pamuk tıkayarak engellemeye çalışın. Kulak tıpası kullanmayın. Banyoda kulağınızın ıslanması durumunda temiz kuru bir pamukla içine birşey sokmadan kurulayın. Enefeksiyon geçinceye kadar  Su sporlarından kaçının.

 

 

 Dr. Enver Seçinti
K.B.B Hastalıkları Uzmanı
Özel Ortadoğu Hastanesi
www.ortadoğuhastanesi.com.tr