MEME KANSERİ

Tedavideki gelişmeler meme kanserinden ölümü azaltsa da yinede kadınlardaki kanser ölümlerinin en sık 2. sebebidir. Her 8 kadından birinin meme kanserine yakalandığını düşünürsek kadındaki en sık kanser tipidir. Bundan dolayı hem uzmanların ve pratisyenlerin meme hastalıkları konusunda eğitimli ve potansiyel kanser şüphesini göz ardı etmemesi gerekir.

Meme Akıntısı

Kendiliğinden meme akıntısı sistematik bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Mamografi USG, duktografi ve sitolojik muayene yapılmalı ve kesin teşhis ancak ilgili meme kanalının cerrahi eksizyonu ile anlaşılır. Her iki memeden gelen kansız, sıkarak gelen meme akıntısının kansere yol açma riski yoktur. Bu durumda kahve alımı ve sigarayı bırakmak akıntıyı azaltır. Meme akıntısının sebebini araştırmak için oral kontroseptive kullanımı, tiroid fonksiyon testleri ve prolaktin düzeyine bakmak gereklidir.

Ancak kanlı meme akıntısı kanser riskini (%20) artırmaktadır. Bu durumda, tüm meme kanallarını çıkarmanın avatajları vardır. Kanlı meme akıntısının en sık sebebi intraduktal papilloma’dır.

Meme Kisti

Kist, genişlemiş meme kanalı demektir. Basit kistlerin aspire edilmesine gerek yoktur. Eğer mamografi (yaşa uygun) ve USG basit kist olduğunu gösteriyorsa daha ileri bir tetkike gerek yoktur.

 Ağrılı, komplike kistler ve içindeki septa varsa veya kenarları düzensiz ise aspire edilebilir. Eğer aspirasyonda kan geliyorsa yada materyal yetersiz ise kisti çıkarmak gerekir. Büyük ve kistleri aspirasyonu sonrası tekrar oluşacağından çıkarmak daha faydalıdır. Birden çok kistleri olan ve aralıklı olarak aspire edilen hastalarda meme ve kanser gelişimi riski artacağından daha sıklıkla takip altında olmalıdır.

Fibroadenenoma

Fibroadenenoma, kanser riskini artırmaz. Fibroadenenoma teşhisi klinik muayene, radyoloji ve iğne biyopsisi ile konur. Genellikle genç yaşlardaki kadınlarda olur. Yakın takip yada USG kılavuzluğunda cerrahi eksizyon ile çıkartılmalıdır.

Sclerosing Adenosis

 Mamografi görüntüsünü kansersen ayırt etmek mümkün değildir. Stereoscopic veya açık biyopsi gerekebilir.

MEME TARAMA YÖNTEMİ

a-) Kendi Meme Muayenesi

Kişinin kendi meme muayenesi ayda bir yapılmalıdır. 20 yaşından sonraki her kadın mens’ten 1 hafta sonra ve menopoz sonrası ile belirli bir günde yapılmalıdır. Önce ayna karşısında memede ciltte değişiklik, cildin içene çökmesi yada ciltte tümseklik bu muayene ile görülebilir. Daha sonra ise uzanarak fotoğraftaki şekilde meme muayenelerini yapmalıdır. (Foto-2) Her ay düzenli olarak meme kendi muayenesini yapan kadınlarda meme kanseri teşhisi daha erken konulmakta ve yaşam süresi daha uzun olmaktadır.

b-) Uzman Meme Muayenesi

Amerikan Kanser Topluluğu 20 ve 30 yaşlardaki her kadının en az 3 yılda bir klinik muayene olması gerektiğini önermektedir.

c-) Görüntüleme Yöntemleri

Mamografi: Amerikan Kanser Topluluğu 40 yaşın üstündeki kadınlarda her yıl tarama testi olarak kullanılmasını önermiştir. Mamografi memede kitle olmadan bile meme kanseri teşhisi koyabilmektedir. Ancak memeleri aşırı yoğun (dens patteın) olanlarda duyarlılığı azalmaktadır. Bu durumda USG ile birlikte değerlendirilmesi gereklidir. Yüksek riskli hastalarda meme MR teşhisi kolaylaştırıcı avantajları mevcuttur.

Görüntüleme yada klinik muayene sonucu anormallik tespit edildiyse Trucut yada ince iğne aspirasyon biyopsisi ile doku tanısı konmalıdır. Muayene de ele gelmeyen kitleler yada mamografi de saptanan şüpheli görünümler stercotaxic yöntemle biyopsi yapılmalıdır.

MEME KANSERİ

Risk Faktörleri

Meme kanserinin sebebi tam olarak bilinmese de hastalığa sebep olan bazı risk faktörleri bilinmektedir. Bazı faktörler bizim tarafımızdan değiştirilemez (yaş, cinsiyet, aile hikayesi, genetik) Diğer bazı faktörler ise örneğin sigara, alkol ve diyet kişi tarafından engellenebilir.

Meme Kanserinin Tedavisi

Lokal tedavi vücudun diğer yerlerine yayılmamış tümörü tedavi etmek için kullanılır. Cerrahi ve ışın tedavisi sistemik lokal tedavidir.

Sistemik tedavi meme dışına yayılan tümörlerde geçerlidir. Kemoterapi, hormon tedavisi ve ışın tedavisi sistemik tedavidir.

Cerrahi tedavide ise amaç mümkün olduğunca tümörün hepsini çıkarmaktadır, erken evre tümörlerinde meme koruyucu cerrahi ve ışın tedavisi artık başarı ile uygulanmaktadır.

Koltuk altı lenf nodu disseksiyonu tümöre radyoaktif madde ve/veya boya enjekte edilerek lenf nodlarına yayılıma göre yapılıp yapılmayacağına karar verir.

 

 


Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest Addthis