Modern Tıp ve Alternatif Tıp

Geçen yüzyılda; modern tıp ve alternatif tıp karşılıklı birbirini reddederken, yüzyılın sonlarında kavga bitmeye başlayarak, birbirlerini olumlu yönde sorgulamaya başlamışlardır. Son yıllarda alternatif tıp ile uğraşanlar, kendi yöntemlerini modern tıp uygulamaları yönünde geliştirmeye çalışmaktadırlar. Bunun yanı sıra da; modern tıp uygulayıcıları da alternatif tıbbi doğrudan reddetmek yerine, bu yöntemleri bilimsel  olarak sorgulamaya ve hastaların, özellikle yaşam kalitesine yarar sağlayabilecek olanları, klinik uygulamalarına entegre etmeye başlamaktadırlar.

Kanser hastalığı; takip ve tedavi süreci oldukça zor olan bir hastalık olup, tedavi başarısı ve yaşam kalitesini artırıcı yöntemlerin kullanılması kaçınılmazdır. Ancak, bunların kullanılması  bilimsel ve etik kurallar çerçevesinde olmalıdır. Aksi halde hem hastalar zarar görür ve hem de ciddi ekonomik kayıplara neden olur.

Bu konuda Amerika Birleşik Devletlerinde Ulusal Kanser Enstitüsü (National Cancer Institute) ne bağlı kanser tamamlayıcı ve alternatif tıp ofisi (OCCAM) ve Ulusal Sağlık Enstitüsü (National Institute of Health) ne bağlı ulusal tamamlayıcı ve alternatif tıp (NCCAM) kurulmuş ve bilimsel olarak birçok yöntem sorgulanmıştır. Ayrıca Society for Integrative Oncology de hastalara ve hekimlere alternatif ve tamamlayıcı tıp konusunda başvuru rehberi hazırlamıştır.

Ülkemizde de Ulusal Kanser Danışma Kurulu benzer bir hizmet sunmaktadır. Kanserde tamamlayıcı tıp ile alternatif tıp yöntemlerini birbirinden ayırmak gerekmektedir.

Kanser tedavisi üzerine olumsuz etkileri olan bitkisel ürün  ve vitaminler

Bitkisel ürün ve vitaminler tüm dünyada tamamlayıcı ve alternatif tıp alanında oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Üstelik bu ürünlerin, daha çok bu ürünlere hiç ihtiyacı olmayan kişilerce kullanıldığı görülmektedir ve bu maddelerin kanseri önlediği, yaşlanmayı geciktirdiği öne sürülerek popülaritesini sürdürdüğü görülmektedir. Ancak yine gözlemlenmektedir ki; bu ürünlerin antioksidan özelliklerinden çok yan etkileri ortaya çıkmaktadır. Örneğin; sigara içen kişilerde A, E vitamini ve beta karoten kullanımında akciğer kanserinden ölüm riskinin daha çok olduğu, bunun yanı sıra yüksek doz multivitamin kullanan erkeklerde  prostat kanseri, kadınlarda da cilt kanseri gelişmeye yatkınlık olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca tüm antioksidanlar potansiyel olarak kemoterapi ve radyoterapinin etkisini azaltabilir. Bunun yanı sıra bu ürünlerin çoğu, karaciğerde kemoterapi ajanlarını metabolize eden enzimleri etkileyerek kemoterapi etkinliğini azaltabilir ya da yan etkisini artırabilir. 

Tamamlayıcı Tıp

Bilimsel yöntemlerle yapılan klinik çalışmalarda güvenli ve etkin bulunan ve kanser tedavisini amaçlamayan sadece kanser ve kanser tedavisinin yan etkilerini azaltmayı hedef alan uygulama şekilleridir. Genellikle tüm dünyada destek tedavi yöntemleri ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik uygulamalar bu gruba girmektedir.

Alternatif tıp

Bu uygulamalar genellikle bilimsel kanıtlara dayanmayan kanserde geleneksel  tıp yöntemlerini reddeden ve hastalara başarılı kanser tedavisi olarak sunulan yöntemlerdir. Modern tıp yöntemlerini dışlayarak hasta ve hasta yakınlarını duygusal ve parasal olarak sömürüden ibaret uygulamalardır.

 

Sık Kullanılan Bazı Bitkisel Ürünlerin Etkileştiği Tedavi Ajanları ve Yan Etkileri

Isırgan  (urtica dioica)

Karın ağrısı, bulantı ve karaciğer bozukluğuna yol açabilir. Bu bulgular kemoterapi ajanlarının yan etkileriyle  karışıp, hastaların yanlış yönetilmelerine neden olabilir.

Sarımsak

(allium sativum garlic)

Aşırı miktarda tüketildiğinde ve özellikle Kumadin adlı ilaç kullanılıyorsa kanamaya eğilim artabilir. Kemoterapi ajanlarının da etkinliğini azaltabilir. (özellikle Dakarbazin ile birlikte kullanılmamalıdır.)

Soya (glycine max)

İçeriğindeki isoflavonlar östrojenik hormon etkileri ile özellikle meme ve rahim  kanserinde zararlı olabilmektedir. Ayrıca yine genistein maddesi aracılığıyla da tamoksifenin etkinliğini azaltabilmektedir.

Koni çiçeği, kirpi otu (echinacea)

Bu üründe; karaciğerdeki enzim sistemini etkileyerek karaciğer de yakılan ilaçların etkinliğini azaltabilmektedir.

(EGFR,TKİ inhibitörleri, taksanlar, irinotekan, topotekan, siklofosfamid, vinkristin, etoposid gibi maddelerin kullanımında dikkatli olunmalıdır.) Ayrıca alerjik reaksiyona da neden olabilmektedir.

Mabet ağacı

(ginkgo biloba )

İçerdiği bileşikler pıhtılaşmayı sağlayan platelet

(trombosit) aktive edici faktör antagonisti olarak rol oynamakta ve kanamayı artırıcı olabilmektedir. Beraberinde içerdiği antioksidanlar aracılığıyla da kemoterapi ve radyoterapi etkisini azaltabilir. Ayrıca karaciğerdeki birtakım enzimleri etkileyerek ilaç etkinliğinin azalması ya da ilaçların yan etkilerinin artmasına neden olabilir. (Antitümör antibiyotikler, epirubicin, adriamicin kullananlarda dikkat edilmelidir.)

Yeşil çay (green tea)

Fazla miktarda alındığında bulantı, ishal, uykusuzluk yapabilir.

Cüce palmiye

(saw palmetto)

İçeriğindeki hormonal maddeler nedeniyle meme ve rahim kanserinde zararlı olabilmekte ve hormon  preparatlarıyla etkileşime girebilmektedir. Ayrıca bulantı, kusma, ishal, hipertansiyon ve kanamaya eğilimde yapabilir.

Ginseng (panax ginseng)

Bazı kemoterapi ilaçlarının kan düzeyini artırmakta bazılarının ise azaltmaktadır. (EGFR TKİ ve yine koni çiçeğinde olduğu gibi pek çok kemoterapi ajanı ile etkileşime girebildiği için dikkatli olunmalıdır.) Yine bazı ginseng türlerinde östrojenik madde içerdiği için meme ve rahim kanserinde zararlı olabilir. Hipoglisemi (kan şeker düşüklüğü) bulantı, ishal, uykusuzluk ve kanamaya eğilimde görülebilir.

Kedi otu

(vallerian-valleriana officinalis)

Tamoksifen ve diğer bazı kemoterapi ajanlarıyla (etoposid, siklofosfamid) etkileşebilmektedir.

Yaban mersini

(bilberry-vaccinium myrtillus)

Kanamaya eğilimi artırabilir. Kemoterapi ve radyoterapi de özellikle pıhtılaşmayı azaltıcı ilaç kullananlarda daha da zararlı olabilir.

Kava

Kanser hastalarında ilaç etkinliğinde azalmaya neden olur. Karaciğer bozukluğu olanlarda, karaciğer toksisitesi daha da artabilir.

Siyah üzüm çekirdeği

(vitis vinifera)

Çok sayıda kemoterapi ajanı ile etkileşebilir. Bunlar arasında yine irinotekan, topoteken, etoposid taksanlar, vinkristin, platinler ve EGFR, TKİ  vardır.

Ökse otu (mistietoe)

Göğüs ağrısı, hipotansiyon bulantı anafilaktik şok yapabilir.

Sarı kantaron

(st.john's wort)

Yan etkisi; bulantı ve alerjik reaksiyon, ışığa duyarlılığın artması şeklinde olup birçok kemoterapi ajanı ile özellikle irinotekan etkisini azaltmak şeklinde etkileşime girmektedir.

Köpek balığı kıkırdağı

Köpek balığında kanser olmaz inanışıyla kullanılmasına rağmen, asıl olan bu tezin doğru olmadığıdır. Ayrıca, başta karaciğer fonksiyonlarında bozulma olmak üzere; bulantı, ishal, tat bozukluğu, şeker hastalarında hipoglisemi sık görülen yan etkileridir. Ayrıca vit. D kalsiyum kullananlarda ve kemik metastazı olanlarda sakıncalı olabilir.

Uzm. Dr. Aynur EKEN
Tıbbi Onkoloji Uzmanı
Özel Ortadoğu Hastanesi
www.ortadoğuhastanesi.com.tr
nureken@yahoo.com

 


Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest Addthis