Obstrüktif Uyku Apne Sendromu ( OUAS )

             Prof.Dr.İsmet Karacan’ın unutulmayacak katkıları ile son yıllarda uyku bozuklukları farkındalığı hekimler ve toplumda giderek artmaktadır. Obstrüktif uyku apne sendromu (OUAS); uyku sırasında tekrarlayan tam veya kısmi üst solunum yolu tıkanması atakları ve bu nedenle sıklıkla kan oksijen satürasyonunda azalma ile karakterize bir sendromdur .OUAS her iki cinste; tüm  ırk, yaş, sosyoekonomik düzey ve etnik gruplarda görülebilen ve en sık karşılaşılan uyku bozukluklarından biridir. Değişik kaynaklarda,orta yaşlı erkeklerde %15, kadınlarda %5 oranları da tahmin edilmektedir. Ülkemizde Trabzon’da yapılan bir çalışmada  Obstrüktif Uyku Apne Sendromu         (OUAS ) sıklığı %3,8 olarak bildirilmiş, erkek cinsiyet hakimiyeti, 40-50 yaşlarında artış ifade edilmiştir .Şanlıurfa’ da yapılan bir uyku laboratuarı gözden geçirilmesinde, laboratuara gelen  olguların çoğunun  OUAS olduğu, erkek cinsiyet hakimiyeti, yaş ortalaması benzerliği bildirilmiştir.Uyku apne sendromunun tanısı için altın standart PSG (Polisomnografi)’dir. PSG   uyku evrelerinin ve çeşitli fizyolojik parametrelerin ayrıntılı olarak incelendiği tüm gece boyu devam eden, uyku laboratuarlarında yapılan tetkiktir.OUAS'ın tipik bulguları, uykuda tekrarlayan üst solunum yolu tıkanmasına bağlı horlama, tanıklı apne ( solunumun durması )  ve gündüz aşırı uyku halidir. Ek olarak  çok sayıda semptom  yıllar içinde gelişir. Kilo artışı, yaş ve menopoza geçiş ile bu şikayetler artar . Riskli hastaları belirlemek için detaylı uyku öyküsü ve fizik muayene temeldir, çünkü yıllar boyunca erkek hastaların %90, kadın hastaların %98'i tanı almadan yaşar . Yapılan çalışmalarda; hipertansiyon, koroner arter hastalıkları, kalp yetersizliği, inme ve diyabetli hastalarda OUAS prevalansı daha yüksek bulunmuştur. Bu nedenle bu hasta gruplarının, OUAS semptom ve bulguları yönüyle taranmaları gerekir .OUAS damar sertliğini tetikleyen faktörlerdendir. Ağır OUAS lı hastalar gece boyu  tekrarlayan kan oksijen düzeyinde ileri düşmeler nedeni  ile uykularında  risk altındadırlar.

                  Tedavi edilmemiş OUAS’ lılarda, trafik kazası olasılığı artmaktadır . Trafik ve iş kazaları OUAS'ın sık görülen semptomlarından biri olan gündüz aşırı uyku hali nedeniyledir. OUAS' lı sürücülerin normal popülasyona kıyasla trafik kazasına sebep olma riskleri 2-7 kat fazladır. Bu nedenle maddi kayıp ile birlikte bireyin ve toplumun yaşamını direkt etkileyen bir halk sağlığı sorunudur. Uyku apne sendromunda, tekrarlayan uyku bölünmeleri ve hipoksemiler nedeni ile derin uykunun yaşanamaması sonucunda karar verme yeteneğinde azalma, hafızada zayıflama, unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü, dikkat azalması gibi kognitif işlevlerde bozukluk sık görülen belirtilerdir ve sıklıkla ağır dereceli uyku apne sendromları ile ilişkilidir. Uyku apne sendromulu hastalar, psikolojik açıdan kendilerini iyi ve mutlu hissetmediklerini, yorgun ve bitkin olduklarını ifade etmektedirler . Kişilik değişiklikleri, agressiflik,iritabilite, anksiyete, depresyon sıklıkla görülmektedir. Çalışmalarda OUAS' lıların %30'unda depresyon olduğu bildirilmiştir . Olguların yaklaşık yarısında, sabahları uyandıklarında genellikle ağırlık tarzında, alın bölgesinde daha belirgin, bazen başın tamamında baş ağrısı yakınması olmaktadır. Baş ağrılarının, uyku apne sendromunun ağırlığı ile doğru orantılı olduğu bildirilmektedir. Sabah baş  ağrısının nedenleri; gece boyunca tekrarlayan kan oksijen düzeyinde düşme  , kan karbondioksit düzeyinde artma , beyin kan akımında bozulmalar, sistemik kan basıncında artış, kafa içi  kan basıncında artış, sık tekrarlayan uyku yüzeyelleşmeleri  nedeni ile uyku bölünmeleri, yetersiz uyku, uyku sırasında oluşan anormal motor aktivitedir. Baş  ağrısı kliniklerine başvuran hastalarda gece ve sabah baş ağrılarının sebebinin sıklıkla uyku apne sendromu olduğu bildirilmiştir .

Obstrüktif uyku apne sendromlu hastaların yaklaşık %28-50'si cinsel fonksiyon bozukluğundan yakınmaktadırlar. OUAS' lılardaki bu cinsel fonksiyon bozukluğu, gündüz aşırı uyku hali ve depresyona bağlanmakla birlikte, beyin fonksiyon bozukluğuna bağlı olabileceğini gösteren çalışmalar da mevcuttur.

OUAS’lı  hastalarda  muhtemelen apneler süresince yüksek göğüs içi  negatif basınç ve oksijen düşmesinin  yemek borusu   sfinkteri üzerine etkilerine bağlı olarak gastro-özefageal reflü sık görülür . Bu kişiler, geceleri göğüste yanma ve ağızda ekşime yakınması ile uyanmaktadırlar. 

OUAS’lı hastalarda gece idrara çıkma sıktır. Hava pasajı tıkanması  boyunca göğüs kafesi içi zar   basıncındaki negatiflik artışı sağ kalp kulakçığı  duvarında gerilme ve atrial natriüretik faktör isimli maddenin üretiminin artışına yol açar . Gece idrar kaçırma esas olarak çocuklarda görülürse de, yetişkin olguların %5'inde belirlenmiştir.

OUAS'lı hastalarda görülen diğer semptomlar uykuda boğulma hissi, özellikle göğüs ve ensede belirgin olan gece terlemeleri, ağız kuruluğudur .

 Nezaket Erdoğan

Göğüs Hastalıkları Uzmanı

 

 

 


Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest Addthis