Sindirim Sistemleri Hastalıkları ve Tedavileri

Gastroenteroloji, sindirim sistemi hastalıkları ile ilgili bilim dalı demektir.

Bu kapsama yemek borusu (özofagus), mide, ince ve kalın barsaklar, pankreas, periton, karaciğer, safra kesesi ve safra yolları hastalıkları girer.

Sindirim kanalı  hastalıkları içinde en sık görülenler; GÖRH (Reflü Hastalığı), mide veya duodenal ülser, fonksiyonel mide hastalıkları, kronik diyare veya kabızlıklar, kolitis ülseroza veya Crohn Hastalığı, barsak kanaması yapan hastalıklar ve bütün sindirim sistemi organlarının polip veya tümörleridir.

Sindirim Sistemi hastalıkları içinde Karaciğer Hastalıkları özel bir grup oluşturur. Hepatoloji, karaciğer hastalıkları ile ilgili bilim dalı demektir. Karaciğerin akut hastalıkları (Alkolik, viral, toksik vs) yanı sıra kronik hepatitler ülkemizde sık görülen önemli ve ciddi hastalıklardır. Hepatitis B, D veya C  ye bağlı kronik hepatitler ve bunlara bağlı karaciğer sirozu veya karaciğer kanseri (HCC)  erken tanı ve tedavi ile daha iyi sonuçlar alınan hastalıklardır. Ülkemizde kronik karaciğer hastalıklarının  en önemli  nedenleri; geçirilmiş Hepatit B, Hepatit C ve Hepatit D dir. Bu hastalıkların nedeni olan virüsler; kan nakli  ile, cerrahi girişimler veya injeksiyonlar aracılığı ile, eşler arasında seksüel yolla, hasta anneden çocuğa doğum sırasında  veya yakın temas sonucu aile ve okul ortamında kişiden kişiye bulaşabilir. Bu hastalıklar sarılık yaparak veya  çoğu zaman olduğu gibi sarılık yapmadan geçirilen akut bir hastalığı takiben yıllar sonra ortaya çıkabilirler. Kronik karaciğer hastalıkları bir süre sadece yorgunluk, halsizlik gibi belirgin olmayan şikayetlerle seyredebilir. Hastalık ilerleyince değişik derecede karaciğer yetmezliği veya portal hipertansiyon belirtileri ortaya çıkabilir.

Gastroenterolojik girişimsel işlemler;

Özofagus, mide ve duodenumun değerlendirildiği üst GİS endoskopisi, kolon ve terminal ileumun değerlendirildiği kolonoskopi ve safra kanal ve pankreasın derğerlendirildiği ERCP (endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi), enteroskopi (ince barsağın değerlendirilmesi)'dir. Ayrıca oral alım sorunu yaşayan hastalarda PEG (perkütan gastrostomi) ve karaciğer biyopsileri başlıcalarıdır. Son yıllarda kapsül endoskopik yöntemlerde hızla gelişmekte olmakla beraber, ağırlıklı olarak tanısal amaçlı kullanılmaktadır. Günümüzde bu işlemler eskiye oranla çok daha konforlu yapılmaktadır. Bunun nedeni endokopik cihazların gelişimi, uygulayan gastroenterogların deneyimlerinin çok artmış olması ve hemde sedasyondan kaynaklanmaktadır. Tüm bu işlemler sırasında, hastalara sedasyon uygulanmaktadır. Bu işlem sırasında sıklıkla midazolam denilen ilaç kullanılır ki bu işlem sırasında hem hastanın işlemden doğan zorlukları rahat unutmasını sağlamaktadır hem de anestezi riskini çok azaltmaktadır. Ancak istendiği takdirde işlemler anestezisiz veya genel anestezi ile de yapılabilmektedir.

Temizlik; günümüzde oldukça etkili maddeler kullanılmakta ve ayrıca cihazlarla insan hatası en aza indirilmektedir. Her hastadan sonra cihazla dezenfekte edilmekte ve sarf malzemeleri her hastaya ait olarak değiştirilmektedir.

Günümüzde artık bu işlemler sadece tanısal olarak kalmayıp tedavi yöntemleri olarak ta kullanılmaktadır. Bunlara değinecek olursak;

ÖGD ( özefagogastroduodenoskopi)

Tanısal işlem 1-5 dakika arasında sürebilir. Ancak tedavi uygulanacaksa yapılan müdahaleye göre işlem süresi çok değişmektedir. Tedavi yöntemleri gerekirse bunlar;

1- Sentetik veya metal stentlerin üst sindirim sistemlerindeki darlıklara yerleştirilmesi, darlığın genişletilmesini sağlar. Bu işlem sırasında skopi yardımı alınmaktadır.

2- Darlıkların balon yardımı ile açılması.

3- Yabancı cisimlerin çıkarılması. Yutulan yabancı cisimler (diş, iğne, kalem, pil vs.) endoskop içinden geçirilen özel aletlerin yardımıyla çıkarılabilir.

4- Kanama tedavisi. Kanayan veya kanma riski yüksek olan lezyonlarda skleroterapi (iğne ile sklerozan ilaç uygulanması), ısı prob tedavisi, elektrokoagülasyon veya argon plazma lazer ile kanmanın durdurulması. Bazende band ligasyon (kanayan özefagus varislerine uygulanır) veya

metal klips uygulamaları yapılır.

5- Polip çıkarılması. Endoskopun içinden geçirilen özel aletlerle polipler çıkarılabilir. Polipler normalde olmaması gereken tümör riski taşıyan oluşumlardır.

6- Erken kanser bölgesinin çıkarılması.

Kolonoskopi

Anal kanaldan başlanılan işleme, tüm kolon boyunca devam edilip, terminal ileumda sonlandırılır. İşlem 10-30 dakika sürmektedir. Kabızlık, ishal, kan ve iltihap gelmesi, karında kitle-şişlik-ağrı gibi durumlar, dışkı kalınlığında incelme, ailede barsak kanseri veya polibi hikayesi olması veya kansızlık olması durumlarında uygulanır. Ayrıca artık 50 yaş sonrası kolon tarama testi olarakta öncelik taşımaktadır. İşlem öncesi barsak temizliği yapılır. Sedasyon uygulandıktan sonra bükülebilir kolonoskopi cihazıyla işlem gerçekleştirilir. İşlem sırasında biyopsi alınabilir. Kolonoskopi sırasında yapılabilecek girişimsel işlemler şöyle özetlenebilir: 1- Sentetik veya metal tüplerin (stent) darlıklara yerleştirilmesi. 2- Balonla darlık bölgesi genişletilebir.

3- Yabancı cisimler çıkarılabilir. 4- Kanma durdurulabilir. 5- Polip çıkarılabilir ki kolonda en sık yapılan tedavi işlemidir. Kanser riski taşıyabilecekleri için mümkün olduğunca çıkarılmaları gerekir. 6- Erken kanser tedavisi. Mukozektomi ile cerrahi uygulanmadan çıkarılabilir.

ERCP

Safra yolları ve pankretik kanalın değerlendirilmesine olanak tanıyan girişimsel işlemdir. Günümüzde,  radyolojik işlemler çok geliştiği için, ERCP sıklıkta tedavi amaçlı uygulanmaktadır. Tanısal ERCP artık nadiren yapılmaktadır. Bilinçli sedasyon veya genel anestezi uygulanarak yapılabilir. Duodenoskop denilen yandan görüşlü cihazla ağızdan girildikten sonra, duodenumdaki papilla major denilen, safra ve pankreasın açıldığı noktaya ulaşılır. Cihazdan geçirilen kateterler yardımıyla işlem yapılacak olan kanal kanüle edildikten sonra opak madde verilerek tanısal değerlendirme yapılır.  Taş, tümör, darlık, parazit vs. gibi patolojiler saptanırsa papillaya kesi uygulanır. İşlem sırasında gerekirse biyopsi alınabilir. İşlemde başarı şansı %95'dir. Anatomik değişiklerin oluşturduğu engeller sayılmazsa nadiren 2. seans gerekebilir.  İşlem sırasında gereken tedavi yöntemleri özetlenirse; 1-Taş varsa balon veya basket yardımıyla taş çıkarılabilir. 2- Tümör veya benign darlık saptandığında gerekirse stent takılabilir. 3- Darlıklara mekanik genişletme uygulanabilir.

PEG takılması

Oral alamayan hastalarda (nöroloji hastaları veya tümör nedeniyle) mideye karın ön yüzden kateter takılması işlemidir. Hasta buradan rahatlıkla beslenir.

Karaciğer biopsisi ve tedavi amaçlı işlemler

Karaciğer hastalarında veya karaciğerde lezyon olan hastalarda ciltten ilerletilen biyopsi iğnesi ile biyopsi yapılır. İşlemde hafif sedayon uygulanabilir. Ayrıca tümör saptanır ise alkol injeksiyonu veya radyofrekans ablasyon yöntemleri uygulanabilir.

Alternatif yöntemler

Bunlar sıklıkla tanısaldır. En sık kullanılanı özefagus-mide-duodenum grafisi ve kolon grafisidir. Ayrıca ince barsak grafisi, safra kanallarının değerlendirildiği MR kolonjio-pankreatografi sayılabilir. Bu yöntemlerin tanısal değeri endoskopik işlemlere göre düşüktür. Ancak ülkemizde bunun en büyük nedeni ise çekilen grafilerin kalitesi olmaktadır. Son yıllarda sanal kolonoskopi geliştirilmiştir. Ancak bu yöntemde de işlem sırasında hastanın hissettiği rahatsızlık girişimden kolonoskopiden çok daha az olmamakla birlikte, patolojik lezyon (polip, tümör, ülser vs) saptanırsa yine kolonoskopi gerekmektedir. Ancak işlemden korkan hastalar veya kolonoskopi işlemin teknik olarak gerçekleştirilemediği durumlarda uygulanması önerilir.

Uzm. Dr. Murat ÖKSÜZ
Gastroenterolog

Özel Ortadoğu Hastanesi
www.ortadoğuhastanesi.com.tr
m_oksuz@hotmail.com

 


Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest Addthis